Facebook link

https://www.facebook.com/gezginyogini

1 Haziran 2014 Pazar

VIPASSANA DENEYİMİM ( Dharamshala )




Veeee zaman akıp geçti, Vipassana günü geliverdi çabucak. Biraz gerginim. Vipassana’nın ne olduğunu bilmeyenler için biraz açıklamada bulunayım. Vipassana aslında Budist meditasyon tekniğinin ileri aşaması, “wisdom” olarak anılıyor, içe dönme ve hakikati keşfetme tekniği. Vipassana; gerçeği olduğu gibi kabul etme yöntemi.

İlk olarak Buddha tarafından öğretiliyor, 2500 yıldan beri de farklı öğretmenlerin teknikleri ile öğretilmeye devam ediliyor. Benim Dharamshala’da dahil olacağım Goenka Vipassana tekniği. S.N. Goenka Myanmar’da tekniği hocası Sayaghi U Ba Khin'den öğreniyor ve daha sonra Hindistan’da öğretmeye başlıyor. Ve yavaş yavaş dünyanın her yerine yayılıyor teknik, dünyanın her yerinde Vipassana merkezlerini bulmanız neredeyse mümkün.
Ayrıntılı bilgi için siteyi inceleyebilirsiniz. Türkiye'de de Vipassana Meditasyon merkezi için siteye göz atabilirsiniz.

                                         

Vipassana 10 gün sürüyor, 10 gün boyunca telefon, internet gibi her hangi bir iletişim aracını kullanmanız yasak, konuşmak yasak, yazmak, okumak yasak, diğer meditatorlerin gözlerine bakmak yasak, yasak da yasak… Neyse sabır ,bunu da hallederim diye bir azimle başladım ben bu eğitime.

Vipassana ilk 3 gün:

İlk üç gün konsantrasyon üzerine meditasyon yapıyoruz. “Shila” deniliyor bu praktise. Nefesine, burun deliğinin ucuna konsantre oluyorsun. Öyle kolay zannetmeyin, zihni 1 saat boyunca aynı noktada tutabilmek öyle her yiğidin harcı değil, maksimum 5 dk sonra çıkıyor benimki gezintilere mesela..

Meditasyon maceralarımı anlatmaya çalışayım size  :


Nefes al , nefes ver, nefes al nefes ver, nefes al nefes ver ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………E şimdi Delhiye gidince eşyalarımı nereye koysam ben? Cloak room’a koymak için taaa tren istasyonuna gidip sonra tekrar Delhi’ye dönmem lazım. E öyle yaparım metro var sonuçta. Ayyy heyecanlıyım ben Ganj’a tekrar kavuşacağım, Varanasi’de Rishikesh kadar güzel midir ki ? Nepal’de trekking kaç gün sürer ki ? Ne kadarlık vize alsam acaba ? 1 aydan fazla kalır mıyım ki ? Yok yok babam söylenmeye başladı artık, e ben de çok özledim onları döneyim artık , yeter 1 ay Nepal’de. Ama aslında belki bir çiftlikte 1 ay falan daha kalsam o da olabilir. Yok yok gelecek sefere artık, bu seferlik bitireyim. - Hoooooopp hoooop nerelere gittin sen ? Nefesine odaklanmak gerek miyor mu senin ? Ohooo hanımkızımıza bak Nepal’lere gitti. “an”da ol diyoruz sana, geçmişte ya da gelecekte değil.
Tamam ya tamam nefes al nefes ver , nefes al nefes ver, nefes al nefes ver ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………… Türkiye’ye dönünce dünyanın en mükemmel tatil mekanı Gülçavuş’ta biraz tatil yapayım bari, yordu beni Hindistan son zamanlarında, Goa’dayken hayat güzeldi tabi.. İzmir’e de bir gideyim, kardeşçeezimi göreyim, arkadaşlarımı göreyim, şu Vildan kızımızla da bir tanışayım bakalım, unuttum unuttum o el hareketlerini J Paraları bitirdim burada, şöyle bir Bodrum, Fethiye, Antalya .. tatili süper olurdu ya. Ayy tatil matil planı harika da düğünler mi var yine ne ? Yok param dicem kola şişesi kapağı takıcam artık . Merveciğimin bebişini de göreyim gidince, kıdıklasam güler mi ki ? bir kerecik olsun gülen Hayal göreyim istiyorum J ay anam Gözdem de doğurdu, kesin poğaça yanak bir delikanlıdır. Kırmızım nasıl acaba ? Keyfi yerinde mi ? Vardır şimdi onda da yeni yeni planlar, özledim şöyle kararlar ala ala, dertleşe dertleşe sohbet etmeyi onunla J--- Offffff o ne osuruk öyle, ah be teyzem aynı şeyi yiyoruz nasıl beceriyorsun bu kadar gönülden yürekten zortlata zortlata osurmayı. Hadi  insan evladıyız kaçar bazen diyecem de bayaa zorluyorsun sen sonuna kadar çıksın diye. Yoga yaparken zor hareketler olur insan arada kaçırıveriri küçür pırtlar ama meditasyon yaparken tzooooooooooorrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrt nedir ya ?
Neyse  ne diyorduk, bişey demiyorduk meditasyon yapıyordum ben, nefes al nefes ver, nefes al nefes ver, nefes al nefes ver ………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………offf dönünce yine bir sürü sorun mu bekliyor beni ? Dönmesem hiç diyesim var ya. Toplum toplum toplum… nasıl da büyüyor gözümde gelecek sorular, o meraklı teyzeler. Upppsss biri horlamaya başladı gözü açmak yasak biliyorum ama bu anı kaçırayamayacağım, şöyle azcık aralayabilirim. Evvvvet gönüllü çalışanlardan biri kalktı yerinden, bakınıyor kim bu uyuklayan diye veeee buldu, hedefe doğru gidiyor, bakim kimmiş, heh yine şu teyze. Taaamaaaam şimdi tekrar dönebilirim meditasyona nefes al nefes ver ………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

Vipassana 4., 5. Gün:

4. gün gerçekten vipassana meditasyonuna başladık. 1 saat boyunca kıpırdamadan durmamız isteniyor . O dizdeki acı var ya o dizdeki acı , o ne menem bişey öyle. Bi deneyin bak, 1 saat kımıldamadan bağdaş kurup oturun bak nasıl anlayacaksınız beni. Ama meditasyonlarım fena değil. Biraz daha sahip olabiliyorum aklıma.

Ortalık inanılmaz sıkıcı, yapacak hiçbir şey yok. Kendi kendime hikayeler uyduruyorum eğlenmek için. Bildiğin hapishane hayatı. Sabahın 4 ünde kaldırılıp günde 10 saat bağdaş kurup oturman için zorlanan bir hapishane. Üstüne üstlük tüm iletişimin yasak olduğu bir hapishane.

Ama tabi Hint teyzeleri bunlar, konuşuyorlar valla arada sırada, kimse durduramaz onları J Hele iki tanesi var Ürmüsle Güssüm koydum adlarını. Bir gün yanlarından geçiriyorum, oturmuşlar bir köşede kikir kikir dedikodu yapıyorlar, bana da soruyorlar bi de yanlarından geçerken. “ you feel sensation? we don’t feel kikir kikir kikir” ( Guruji burnumuzun ucundaki hislere odaklanmamızı istiyor, bunlar hiçbir şey hissetmiyorlarmış, onu konuşuyorlar aralarında. ) Muhtemeln buraya gelme hikayeleri de şöyle oldu “kalk kız meditasyon eğitimi varmış oraya gidelim, 10 gün kafamızı dinleriz, adam azcık başının çaresine baksın 10 gün” deyip attılar kendilerini yollara bence. Ayy dedim Ürmüsle Güssüm valla bunlar tam “ Kız Güssüm emekli de olduk Kuran’a mı gitsek napsak. – E gidelim Ürmüs, öğrenelim tabi.” diye bir azimle emekli olduktan sonra Arap alfabesine merak salan annecim ve Gülsüm teyzecimin ellerinden öpesim geldi, andıkça andım onları bu teyzecikleri gördükçe J

Vipassna 6. Gün:

Tırlatmaya az kaldı doktorum nerde . yok yapamayacağım ben bu işi, bırakayım gideyim. Bir sonraki sefere tekrar denerim, hazır değilim sanırım bu sefer…….. Gibi düşünceler bütün gün beynimi yedi, fıttıracağım , çok sıkılıyorum, meditasyona odaklanamıyorum. Günde 10 saat meditasyon mu olur ya, insan evladıyım ben insaaaan.... 

Akşam Guruji konuşmasında bütün gün boyunca ne düşündüysem hepsini saydı: “ 6. Gün zordur, bir çok insan bırakıp gitmeyi düşünür. Zor bir iş yapıyorsunuz, kolay değil ama çalışmalısınız, kendiniz için çoooook çalışmalısınız…..” diye anlattıkça anladım problemimi biraz da. Devam Burcu, devam, çalış çok çalış…

Vipassana 7. Ve 8 gün:

Sabah meditasyonları genelde iyi geçiyor, öğleden sonra olanlar da ise odaklanma zorluğu yaşıyorum. Hayvan gibi öğle yemeği yememin odaklanamamda çok büyük payı oldu tabi. İnanılmaz yemek hayalleri kuruyorum buraya geldiğimden beri. Annemin yemeklerini özledim. Gözümü kapıyorum meditasyon yapacağım diye aklıma sarmalar, börekler, baklavalar, kekler, poğaçalar geliyor.. Çıkınca şunu yiyeceğim bunu yiyeceğim diye planlar yapıyorum. Ayy diyorum şimdi güzel bir Tibet Momo’su olsa, ya da Falafel, humusla birlikte , ya da odun fırınında pişmiş pizza, ya da Masala Dosa yanında sumber ve coconut chatney…. Bitmiyor bitmiyor, türlü türlü yemek hayalleri, iyice üşütmenin eşiğindeyim sanırım J

Vipassana 9.gün:

Bugün neredeyse hiiç meditasyon yapamadım, odaklanamadım diyebilirim. Zor gündü , son gündü.

Vipassana 10.gün:

Bugün sessizlik bozuldu, herkes birbirine izlenimlerini, yaşadıklarını anlatıp duruyor. Hayat hikayelerine de sıra geldi tabi.

Vipassana 11.gün:

Sabah Guruji’nin konuşmasının ardından kahvaltımızı ettik, temizliğe yardım ettik ve sonunda özgürüz.

Ne kazandım bu Vipassana sırasında tam olarak bilemiyorum. Hayatımda yaptığım en zor şeylerden birisiydi. Etkisini hemen görmeyi beklememelisiniz, ama praktise devam etmelisiniz diyorlar.

Entelektüel anlamda bir çok şey öğrendim ama Vipassana’nın amacı entelektüel bilgi vermek değil entelektüel olarak bildiğin bilgiyi içine dönerek tecrübe etmeni sağlamak. Evrende her şey yükseliyor ve yok oluyor, hiçbir şey kalıcı değil. Ve tüm sıkıntının amacı senin olayları algılayış biçimin. En iyi dostun sensin; senin eğitilmiş zihnin, ve en büyük düşmanın ise yine sen; senin eğitilmemiş zihnin…


1 yorum:

  1. BURCU, bayıldım ben bu iç konuşmalarına, harika....Ama vipasana (çift s'li miydi yoksa) çok zormuş. Eğer orada gösterilen sabır, günlük hayata da uygulanabiliyorsa, keşke dünya hep budist olsa...

    YanıtlaSil